Güncel Erotik Hikayeler

hayatım üniversitede degişti

By on Haziran 27, 2018 in 2017 Güncel Hikayeler with 0 Yorum

Selamlar ben elif sexi sınırsız yaşamayı seven biriyim beni doyurabilicekler arasın lütfen!
NUMARAM: 0035 351 57 32

Her insanın hayatında önemli etkiler bırakan ve bundan dolayı unutulmaz
olan insanlar olmuştur. Bu insanlar o denli etkiler bırakırlar ki bazen
üzerimizde yaşam yollarımızı ayırsa da biliriz ki son nefesimizi verene
dek aklımızda ve hayallerimizde yaşamaya devam edecekler. Ben henüz
yirmi beş yaşımdayım ve yeni hayata atılıyorum ama daha şimdiden benim
için asla unutulmayacak deneyimler yaşatmış böyle bir insan var
hayatımda. Artık birbirimizden haber alamıyor olsak da, üniversitenin
ilk yıllarında ki kız arkadaşım Selin. Her ikimizde cinselliği
birbirimizin bedenlerini keşfederek tanımıştık. Benim ilk aşkım değildi
ama cinselliği yaşadığım ve bugüne dek en fazla tatmini de yaşadığım
insandı. Üniversitenin hayatımızın ilk aylarında tanışmış ve bundan
birkaç ay sonra çıkmaya başlamıştık. Karadenizli idi ve İstanbul’da
kendisinden büyük bir kuzeni ile birlikte kalıyordu. İnsan onu ilk
gördüğünde, omuzlarına kadar gelen kızıl kıvırcık saçları, iri yeşil
gözleri, dolgun dudakları ve sımsıkı vücudu ile sadece bir tek şey
hissedebilirdi, tutku. Beni de ilk tanıştığımız andan itibaren bu güçlü
kadınsılığı ile cezp etmişti. İlişkimiz zaman içinde cinselliği de
yaşamaya başlamamızla son sürat ilerliyordu. İlişkimizin üçüncü ayından
itibaren birlikte olmaya başlamış ve gençliğimizin de verdiği enerji ile
en ateşli ve tutkulu anılarımızı yaşar olmuştuk. Derslerin biraz da
olsa gevşediği bahar ayları geldiğinde içimizdeki heyecanlar da doğanın
çağrısına uymadan edemezdi elbette. Yoklama zorunluluğu olmayan bir ders
zamanı kantinde arkadaşlarla oturmuş havadan sudan bir muhabbet
yapıyorduk. Öğlene dek oyalanıp sonra kızlarla beraber bir arkadaşın
evine gidip takılacaktık. Oldukça sıradan sayılabilecek bir gündü
aslında. Bir yarım saat geçmeden Selin ve bir arkadaşı da yanımıza
geldi. Birkaç dakika sonra Selin bana dolaplara gidip notları
bırakacağını benim de onunla gelip gelemeyeceğimi sordu. Ben de kendi
kitaplarımı bırakırım diyerek beraber kantinden çıkıp el ele temel bilim
binasına yürürken, yüzünü bana çevirmeden alçak sesle ‘ Sevişelim…’
dedi. Tabii o ana dek aklımda olmasa da, bir anda tüm bedenimin
titremesi ile arzu damarlarımı doldurdu. Tek bir sözcükle onunla hemen
orada bile sevişme fikri gözümün önünden ayrılmaz oldu: —Bize
gidebiliriz istersen? —Hayır, hemen istiyorum, okulda bir yerlerde hem
de, lütfen! Henüz om dokuz yaşında olan benim için bu uyanıkken görülen
bir rüya gibiydi. Heyecanı ve korkuyu beraber hissetmeye başlamıştım
bile. Avluyu geçip dolapların olduğu temel bilim binasına girince önce
içgüdüsel olarak daha tenha olan alt katlara yöneldik ikimiz de. Sanırı o
an ikimizin de aklından ders zamanları çok kullanılmayan öğrenci
tuvaletleri geçiyordu. Ben olabildiğince doğal görünüp dikkat çekmemeye
çalışırken koridorun sonundan döndüğümüz anda Selin hiç beklemediğim bir
hareket yapıp elini önüme götürdü ve aletimi avuçlayıverdi.
Pantolonumun üzerinden taşaklarımı okşuyor, yumuşak nazik hareketlerle
sıkıyordu arada. İyice şaşırmıştım. Koridor bomboştu aslında. Elini
aletimden çekmeden: —Daha rahat bir yer bulalım, lütfen… Deyince eli
hala önümde birkaç adım attık ve erkekler tuvaletinin önüne
geldiğimizde: —Ne dersin? Diye sormamla beraber: —Evet, ama önce sen bir
gir bakalım, eğer kimse yoksa beni çağırırsın. Dedi ve ben hemen içeri
girdim. İçerde gerçekten kimse yoktu ve Selin’i elinden tutarak cama en
yakın kabine sürükledim. Kapıyı arkamızdan kapatınca ikimiz de kalp
atışlarımızı duyabiliyorduk adeta. Ben hemen dudaklarına yapışıp
doyasıya öpmek isterken, Selin beni durdurdu ve ellerimi iki yanıma
doğru uzattı ve hemen pantolonumu çözdü kendi elleri ile. Sonra durup
gömleğinin düğmelerini açmaya başladı. Gözlerimin içine bakarak
düğmeleri açtı. Bir elimi alıp yuvarlak ateş gibi göğsünün üstüne koydu
ve ben daha sutyenini indirmeden üzerinden okşamaya başladım. O da diğer
eli ile şortumu da indirip zaten dakikalardır uyanmış nabız gibi atan
aleti sıvazlamaya başladı. Ben artık iyice hareketlenmiş, heyecandan
uçları fıstık kadar olmuş göğüslerini yoğuruyordum adeta. Selin başını
arkaya atmış: —Immm! Aşkım, ellerin çok sıcak. Hadi sev onları, öp okşa
hadi! Diye inliyordu. Bulunduğumuz ortam, yaşadığımız heyecan her şeyi
birkaç kat daha tutkulu hale getiriyordu. Başımı memelerinin arasına
gömmüş ikisini de sırayla emiyor, uçlarını ısırıyor, dilimle durmaksızın
darbeler indiriyordum. Aşağı çektiğim sutyenden tamamen kurtulmak için
ellerimi kopçalara uzatmıştım ki Selin o daracık kabinde zorlanarak
dizlerini kırdı ve deminden beri elinde olan aletin ucuna bir öpücük
kondurdu. Gözlerini yukarı dikip benden ayırmadan iyice aşağı inip
taşaklarımı teker teker ağzına alıp emmeye başladı. Dilini iki taşağımın
birleştiği hatta gezdirip ucuyla darbeler indiriyor, bir yandan da gene
gözlerimin içine bakarak tükürdüğü eliyle bana otuz bir çektiriyordu.
Nabız gibi atan aletimle yeterince oynadığına inanınca ellerini
kalçalarıma koyarak organımı dolgun dudakları ile çevreledi ve ağzından
içeri dilinin üzerinde kaydırdı. Daha önce de oral yapmayı severdi ama o
gün bambaşka bir haldeydik. Sanki sevişen o ve ben değil yabancı iki
insandı ve biz onları izliyorduk. Dudakları ile aletimin başını
kavrayıp, gövdesini alabildiği kadar ağzının içine alıp içine çekiyordu.
Usulca inlemeleri ve bakışları beni çıldırtıyordu geçen her saniye.
Aniden geriye çekildi ve hızla ayağa kalkıp sırtını bana dönüverdi.
Kollarını iki yandaki duvarlara uzatıp belini daracık kabinin izin
verdiği kadar büktü ve harika kalçaları çıkıverdi hemen önümde. Bir
saniye yitirmeden önüne uzanıp düğmelerini çözmeye başladım. İki
yanından tuttuğum kotunu indirmeye çabalarken(inanın anlatıldığından
zor) bir yılan gibi kıvrılıp işimi kolaylaştırıyor ama hemen önümde
selamda duran arkadaşım her hareketi ile bembeyaz kalçalarının arasına
değip başımı döndürüyordu. Kotunu belinden sıyırınca karşımda beyaz
gömleğinin hemen altında gözümü alan şarap rengi tangası duruyordu. O an
kalçasını iyice geriye yasladı ve başını arkaya çevirip vücudunu iyice
gererek: —Şimdi benim için kaldırdığın o aleti eline al ve hemen ait
olduğu yere sok! Hadi! Hemen! Daha başını döndüremeden elimi önüne
uzatıp çoktan ıskanmış kadınlığını okşamaya başladım. Yeni açılmış güle
benzeyen pespembe dudaklarını aralayıp, en tepede birleştikleri o hassa
noktaya parmağımı koydum. Selin’in en çok zevk aldığı noktalardan birisi
idi. Bir yandan çamaşırı kenara çekiştirip aletimle ıslak kadınlığını
fırçalıyor, bir yandan da diğer elimin parmakları arasına aldığım iyice
şişmiş bızırıyla oynuyordum. Artık kıpkırmızı olmuş aletimi iyice
sulanmış şeftalisinin girişine değdirince başını sallamaya başladı ve:
—Aşkım benim, sonunda düzeceksin beni. Günlerdir bu anı bekliyorum. O
muhteşem organını içimde gezdireceksin! Şimdi! Aniden bastır Evveet! O
anda sertçe içine girivermiştim. Gözlerimin hemen önünde erkekliğim
körpe bir kısrak gibi kıvranan sevgilimin kalçaları arasında
kayboluvermişti. —Ohhh! Çok güzel. Sokmaya başla durma ne olur, hadi
erkeğim hadi! Bembeyaz kalçaları sıcacıktı. Ellerimle bu yuvarlakları
yoğururken kemik gibi olmuş aletimle aşkımın en derinlerine darbeler
indiriyordum. Her vuruşumla zaten daracık olan kabinin duvarlarından
kendini iterek kalçalarını bana yaslıyordu. Avuçlarımın kırmızı izler
bıraktığı kalçalarını her yükselttiğinde kendi kadınlık suları ile
parlayan aletimi görerek iyice azıyordum: —Durma sok! İçimdesin işte
sonunda. Evet, bastır! Geçir bana! Ohhh, ohhh! Mutlu et, düz beni! Artık
omuzlarından tutmuş her seferinde en derinlerine kadar gidiyordum.
Aletimi benim için yanan sıcacık mabedinin en dibine dayadıkça en
sonunda elini aşağıdan uzatıp taşaklarımı sıvazlamaya başladı. Bu
noktadan sonra adeta kendimi kaybetmiştim. Alnımdan damlayan ter
damlaları Selin’in kalçalarına, sırtına damlıyordu. Artık ritmimizi
bulmuştuk. Benim ellerim onun incecik belinde, onun bir eli benim
aletimi okşarken diğeri kapıya dayanmış, çiftleşen hayvanlar gibi
kendimizden geçmiştik. —Harika sevgilim, harika! Geçir, köküne kadar
eveeet! Öyle işte. Hadi erkeğim mahvet beni. Taşaklarını da sok! Senin
kadınınım ben sadece! Saniyeler geçiyor, bu sözleri beni darmadağın
ediyordu adeta. Artık nerede olduğumuzu unutmuştuk adeta. İyice
dolmuştum, her an boşalabilirdim artık: —Aşkım boşalıcam artık
dayanamıyorum Selin! Diye inledim ve o anda da oluk oluk içimde ne varsa
Selinin en derinlerine fışkırtmaya başladım. Sanki yer ayaklarımın
altından çekiliyordu. Selin kendini kaybetmiş titriyor: —Ohhhh. Boşalt.
Ohhh! Beni hamile bırakmanı istiyorum. Harikasın sevgilim. Spermlerini
içime akıt. Dölle beni! Ben de boşalıyorum hayatım. Offf… Evet, oluyor
boşalıyorummm. Yetiştim sana geliyorum. Ohh, ohh, off harikasın aşkım!
Sanırım birkaç Dakka orada öylece kalakaldık. Nasıl toparlandık
hatırlamıyorum ama o günün kalanından tek hatırladığım sevgilimin en
sonunda bana hediye ettiği öpücük ve bir an önce eve gidip onu bu sefer
yüksek sesle bağırta bağırta becermek isteğimdi. Rüya gibi bir kızdı,
ben onu nasıl unutabilirim ki…

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


YUKARI